29 Aralık 2012 Cumartesi

"Yeni Adalet" Üzerine Bir Örnek

Onca olandan sonra, adalet artık gerçekten adalet olmadığı için "Yeni Adalet" veya "İleri Adalet" gibi isimlerle anılsa daha güzel olur diye düşünüyorum.
Cemal Ersen bugünkü yazısında çok güzel örnekler sunmuş. Eskiden var olan problemler ve artık adil olmaktan iyiden iyiye uzaklaşan "Yeni Adalet" hakkında:

"Şimdi gündem Trabzonspor Başkanı Sadri Şener’in, Fenerbahçeli Meireles ile ilgili sarf ettiği sözler.
Fenerbahçe anında devreye girdi ve Şener’i şikayet etti. Hem de yakın geçmişte kendi futbolcusuna yöneltilen suçlamalara “Emre’nin, Trabzonsporlu Zokora’ya yönelik sözlerinin ırkçılık noktasına taşınmasından rahatsızlık duyuyoruz” açıklamasını unutarak!Sanıyor musunuz ki, Futbol Federasyonu, Trabzonspor Başkanı’na o suçlamayla ilgili ceza verebilecek. Asla! Çünkü Şener ayrımcılık değil tespit yaptı!Hafızalarınızı yoklayın. 2009 yılının başlarında Galatasaray tribünlerinin Sivasspor’un İsrailli oyuncusu Balili’yi hedef alan “sözlü saldırısına” ne yaptırım uygulandı?Çirkin ve kötü tezahürat kapsamında 80 bin lira para cezası!Ya Emre Belözoğlu’nun Trabzonsporlu Zokora’ya yönelik “Pis ....i” suçlamasının karşılığı ne oldu?“Rakibe hakaretten” 2 maç ceza!"

Irkçılığa ilişkin tutum eski sorun,Emre Belözoğlu gibi ekstrem bir "emsal" ise yeni, bu TFF/PFDK/Tahkim'e ait. Trabzonspor'un Emre'yi emsal göstermesini kim kınayabilir? Peki, Emre'ye verilen cezanın adil olduğunu kim düşünür? Artık emsal kararlar emsal gösterilmeye değmez...

Yazının devamında çok hoş bir tespit daha var:

"Aziz Yıldırım 1907 Fenerbahçe Derneği’nin düzenlediği gecede ortaya ciddi bir iddia attı; “Ben diyorum ki, Fenerbahçe’den başka herkes teşvik primi almıştır. Bunu da kimse çıkıp biz almadık, söylemedik, yapmadık diyemiyor”. Yıldırım haklı olabilir. Ancak bakın TFF disiplin talimatının “Müsabakanın sonucunu etkilemek başlıklı” 57. maddesi ne diyor? “Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek yasaktır. Teşvik primi verilmesi de bu kapsamdadır.” Peki, Fenerbahçe’den başka herkes teşvik primi aldı ise... Bu primleri kimler verdi acaba?.."

28 Aralık 2012 Cuma

Türk Futbolunun Son Çivisi

Çıkan çivi dağıtır bir arada duranları, sere serpe olan parçalar artık anlamlı bir bütün oluşturmaz.

Türk Futbolunda her şeyin yerli yerinde olduğunu söylemenin mümkün olduğu zamanları en azından ben görmedim, belki de hiç gören olmamıştır.

Vardı yine de bir şeyler, dişlilerin aksamadan döndüğü ihtişamlı bir yapı değildi ama bazı dişliler dönüyor, seyri bazılarında merak uyandıran bir şeyler üretiliyordu.

"3 Temmuz Süreci" bence son çiviyi de söktü. "Türk Futbolunun çıkarları" söz öbeğini kullanarak lafa başlayanlar Türk Futbolunun içine sıçtı.

CAS'ta TFF aleyhine dava açıp Türkiye'yi dava etmekten imtina etmeyenler, "Türk Futbolunun çıkarları" için geri çektiler davalarını. Kimin ne bok yediğinin belli olmadığı "3 Temmuz süreci" "Türk Futbolunun çıkarları"nı korumak için gelen TFF Başkanı tarafından tam da "Türk Futbolunun çıkarları"na göre sonlandırıldı.

19 Aralık 2012 Çarşamba

Transfer...

Yöneticilerden ve Fatih Terim'den ardarda gelen transfer konulu demeçlerden anlıyorum: Transfer dönemi yaklaştı.

Bugün Galatasaray'la ilgili üç önemli haber okudum:
- Ali Dürüst: Kaka almak istediğimiz oyuncu profilini temsil ediyor.
- Lütfi Arıboğan: “1. sınıf olarak nitelenen bir oyuncuyu istediğimiz an alabiliriz”.
- Marca: "G.Saray'da çok yıldız var, takım ruhu yok"

Önemli transferler yapılabileceği ortada. Açıklamalara göre önemli bir oyuncu almak için bir niyet de var bu niyetin gerçekleşmesine yardımcı mali koşullar da.

Peki gerçekten Kaka doğru hamle midir veya Gourcuff, Sneijder, Diego vs. ?

Bir iktisatçı pek çok alım seçeneği arasında seçim yapması gerektiği durumlarda hemen şunu düşünür: Verdiğim birim para karşılığında en yüksek faydayı hangisi sağlar. İktisatçı bilir ki en kötü olduğunuz alan aynı zamanda en düşük maliyetle en yüksek iyileştirmeyi sağlayabileceğiniz ve bu nedenle de öncelikle iyileştirme yapmanız gereken alandır.