18 Eylül 2013 Çarşamba

Haketmediklerimiz, edemediklerimiz

Galatasaray en iyileri hak eder (!)

Burak bir hata yaptı, öfkeye kapıldı ve küfretti. Hiç kimse futbolcuların tribünlere yaptığı afralara alışık olmadığımızı söylemesin.

Pek alışkın olmadığımız bir hareket yaptı ve özür diledi Burak.

Alışkanları bozmak, erdemli davranmak bize gelmez. Nitekim, deveye diken insana ... yaranır.

Burak Galatasaray'a geldikten sonra neler yaptı, ne olur hatırlayalım. Gol kralı olup da geldiği takımda nasıl çalıştı, hatırlayalım. 

Arkadaş, bir kerede ...ilen olmak peşinde koşmayalım. Burak iyidir, sahip çıkalım.

17 Eylül 2013 Salı

Bilinip de söylenmeyenler başkasının ağzından işitilince: 1-6

Maç sonunda Fatih Terim'e kırılma anını sormuşlar. "Yediğimiz ilk goldü" demiş.

Fatih Terim'in bu açıklaması bile yetiyor: Kafalar dağınık.

Maçı dikkatlice izleyemedim, "kırılma anı" diye özel bir an vardıysa da görmemişimdir. Ancak "6" yenen maçın kırılma anı yediğiniz ilk gol değildir. Ya maça "kırık" başlamışsınızdır, ya da belirgin bir kırılma sebebi olmuştur. "Nasılsa bir gol yedik deyip koyverdi bizim gençler..." diye açıklama olmaz. Ancak "ben ne yapsam gider" diye düşünürseniz böyle konuşabilirsiniz. 

Ocak'tan beri yapılan transferlerde bir paradigma yok. Kimin niye alındığı da kimin niye alınmadığı da kimin niye gitmediği de belirsiz. Yapılan hamleleri bir stratejiye uydurmak kolay değil. Sanırım bir strateji de yok.

Bu takım çok maliyetli bir takım. Başarısızlığının maliyetleri kaldırılamayacak kadar büyük olur.