19 Ağustos 2012 Pazar

Transfer Stratejisi

Üç sene önce (28.08.2009) şunları yazmışım:

Bugün transfer için adı geçen futbolcuların profili bunlardan bir hayli farklı: Caner ve Sercan. Bu iki transferin Galatasaray için çok özel bir önemi olduğunu düşünüyorum.

Caner, görünen o ki, Volkan Yaman’ın yerine transfer edilmek isteniyor. Volkan Yaman için ne futbolunda bir ilerleme gerçekleşmesinin ne de futbol zekası ve tecrübesiyle takıma farklı katkılar yapmasının beklendiği söylenebilir. Caner ise hem gelecek vaad eden bir futbolcu hem de stiliyle Galatasaray’ın o mevkide ihtiyaç duyduğu bir oyuncu. Bundan kastım Hakan Balta’nın yerini Caner’in alması değil ve bu hiç de kolay değil. Ancak oyunundan müdafaa açısından memnun olunan Hakan’ın geriden top çıkararak oyun kurulmasına ve hücum organizasyonlarına katkısının pek öyle Patirce Evra (28) ile mukayese edilir tarafı yok. Elbette Evra da Manu’da oynuyor demek mümkün ancak Schafer (25) (Wolfsburg), Vargas (25)(Fiorentina) ve Baines (24)(Everton) için ne demeli. Durum bu iken Galatasaray’ın Hakan ile yetinmeyip bu mevkiye bu stilde bir futbolcu aramaya başlaması bile Türkiye’de diğer klüp yönetimlerinin sahip olmadığı bir vizyonun göstergesi.

Caner daha çok genç ve gelişme katedebilecek potansiyele sahip. Elbette bu potansiyelini kullanabileceğinden emin değiliz ama Hakan var iken yukarıda adı geçen doğrudan oynayabilecek oyunculardan birini transfer etmek epey zor ve de fazla lüks olacağı için Galatasaray için en doğru hamle Caner yaşlarında yetenekli bir oyuncu almak gibi duruyor.

Sercan 19 yaşında olmasına rağmen belirli bir tecrübe edinmiş yetenekli bir futbolcu. Galatasaray’da şu an daha çok yedek görevi görebilecek ve tecrübe edinerek kendini geliştirebilecek, uzun yıllar katkı sağlayabilecek potansiyele sahip. Ancak vurgulamak gerekir ki Caner gibi Sercan’ın da potansiyelini kullanamaması bir olasılıktır ve buna rağmen olası Sercan transferini mantıklı kılan Caner’inki ile aynı sebeptir yani “doğrudan oynayabilecek oyunculardan birini transfer etmek epey zor ve de fazla lüks”tür.


Caner elbette iyi bir oyuncudur ancak benzer bir gelecek vadeden belki bir Türk olmaz ama başka birkaç futbolcu da düşünülme/idi. Mesela geçen hafta Zaragoza’ya imza atan Obradovic (21) yada Bochum’da oynayan Fuchs (23) düşünülmeli/idi. Sercan için, gözden çıkarıldığı söylenen rakamlar düşünülürse, seçenekler çok daha fazla/idi. Lech Poznan’dan Lewandowski (21), Rangers’tan Lafferty (21), ve Sercan’ın biraz daha yukarısına çıkarak Dinamo Zagrep’ten Mandzukic (23) ve hatta Palermo’dan Cavani (22) düşünülmeli/idi.

Her ne kadar görebildiğimiz kadarıyla bazı eksikleri mevcut ise de Galatasaray bugün ilerlemesini/dönüşümü öngeren bir vizyona ve buna uygun bir transfer stratejisine sahip görünüyor."

 "Elano, Keita ve Baros... Hiç şüphe yok ki bunlar önemli transferlerdi Galatasaray için. Her üç futbolcu da Galatasaray’a gelmeden kendini Avrupa’ya ispatlamıştı, her üçü de yaşları ilerlemeden transfer edilmiş kronik rahatsızlıkları bulunmayan futbolculardı. Ancak üçünün, bilhassa son ikisinin, sahip olduğu başka bir ortak özellik daha vardı: Hiçbiri transferlerinden önceki sene yükselişte değildi. Elano çok keskin bir düşüş yaşamamış olsa da bir yükselişte olduğunu söylemek mümkün değil. Ancak şu da biliniyor ki her üçü de en iyi günlerinde olsaydı Galatasaray ile adları anılamayacaktı bile.

Bu iki transferin planlanması ve bu iki futbolcunun ismi bize büyük katkı sağlayacak bir transfer politikası izlendiğinin emareleri. Ancak basının yansıttığından anlaşıldığı kadarıyla önemli bir eksiklik var bu stratejide: Esneklik-Seçenek. Elbette basın eksik biliyor yada bilgilendiriyor olabilir ama elimizde başka bir şey olmadığı için bunun üzerinden konuşacağız, sebep olabileceği hataları kabul ederek."

Bu konuya devam etmek istiyorum. Değişen koşullar ve bugün için doğru olan nedir, sistematik hal alan sorunumuz nedir, çözümü nedir ? Daha çok soru var, kendi cevaplarımı vermeye çalışacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder