Ufuk Özerten Bey, bulunduğu yeri hakeden biri. Yıldırım Demirören'in Başkanlık yaptığı Federasyon'a tam da böyle bir Başkanvekili yaraşırdı. Açıklamış, içimizi ferahlatmış, biz de bir ceza, bir yaptırım, ne bileyim işte yüreğimiz ağzımıza gelmişti doğrusu. Buyrun, öğrenelim:
"Bu kavgalar kimin ne işine yarıyor?"
..."KENDİMİZİ DÜNYAYA REZİL EDİYORUZ"
Yaşanan olayların hiç kimse tarafından arzu edilmediğini anlatan Ufuk Özerten, "Ligin hiçbir haftasında yaşanmasını hiç kimse arzu etmez. Maça geldiğimde tüylerim diken diken oldu ve hoşuma gitti. Tribünler tıklım tıklımdı. Neden güzel başladığımız birşeyi aynı güzellikte bitiremiyoruz İnsan ona üzülüyor. Futbol bir oyun, bunu bir şenliğe çevirelim, gülelim, oynayalım... Bu yaşanan olaylar kimin işine yarıyor Kendimizi dünyaya rezil ediyoruz. Kimin işine yaradı, ne oldu Biri yener diğeri yenilir. Bunları hoş karşılamak lazım. Töleranslı olmak lazım. Bu iş nereye varacak bilmiyorum" diye konuştu.
Özerten, maçın yarıda kalmasının ardından yaşanacak süreç hakkında bilgi vererek, "Bundan sonra temsilci raporları TFF'ye gelir. Federasyon disiplin müfettişleri bunları inceler. Yönetim kurulunun karar vermesi gereken kısımlar vardır. Disiplin Kurulu'nun karar vermesi gereken yerler vardır. Bu süreç otomatik olarak yürür. Maçın kaldığı yerden devam etmesi, raporların şekline bağlı. Ona göre en kısa zamanda öğrenirsiniz. Önemli olan bu olayın gerçekleşmesi. Bunun cezası önemli değil. Bu artık hepimizin, ülkemizin ortak meselesi. El birliğiyle, gönül birliğiyle futbol sahalarını düğün yerlerine çevirelim. Bu tür kavgalar kimin ne işine yarıyor Bundan kim nemalanıyor " dedi.
Aslında biliyorum, bunların yoruma ihtiyacı yok. Yine de tek bir şey. "Bundan kim nemalanıyor"dan önce "buna kim sebep oluyor" diye neden sormamış Sayın Başkanvekili, cevabından mı korkmuş acaba?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder