Gidenler: Elmander, Ujfalusi, Çağlar Birinci
Gitmeyenler: Felipe Melo, Umut Bulut
Fatih Terim kafasındakini bilmeden, eğer kafasında bir şey varsa, futbolcu/mevki özelinde değerlendirmede bulunmak doğru değil.
Bunlardan bağımsız, gördüklerimiz bildiklerimize dair eleştiride bulunabiliriz. Aslında sadece bir perspektif yetiyor da artıyor büyük hataları göstermeye. "Yabancı futbolcu kuralı", 18 kişilik maç kadrosunda en az 12 Türkiye pasaportlu oyuncu olacak diyor. Kural bu, değiştirecek kadar güçlü değilseniz, uyacaksınız!
Galatasaray A takımında 16 Türk pasaportlu oyuncu var, bunların üçü kaleci. 18 kişilik kadroda iki kaleci var. Bizim durumumuzda bunların birinin yabancı birinin yerli olacağından emin sayılırız. Demek ki, maç kadrosunda bulunan ve kaleci olmayan 16 futbolcumuzdan en az 11'i Türk pasaportu taşımalı. Kalecileri çıkarınca elimizde Türk pasaportu olan 13 oyuncu kalıyor. Demek ki, Türk pasaportu sahibi olan ve kaleci olmayan 13 oyuncumuzun en az 11'i maç kadrosunda yer alacak.
Rakamlar pek çok şey söylüyor. İsimlere de bakalım.
Maç kadromuzda yer alacak 11 oyuncuyu hangi gruptan seçeceğimizi hatırlayalım:
Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Semih Kaya, Hamit Altıntop, Umut Bulut, Hakan Balta, Sabri Sarıoğlu, Gökhan Zan, Yekta Kurtuluş, Ceyhun Gülselam, Engin Baytar, Emre Çolak, Aydın Yılmaz
Fatih Terim'in Andorra öncesi aday kadrosunda kimler vardı bu 13'ten? Burak, Selçuk, Umut, Semih. Olmayanlardan Hamit sakatmış.
Galatasaray'ın bu 13 oyuncudan 11'ini maç kadrosuna sokması gerekirken sadece 4 oyuncunun Milli Takım aday kadrosuna dahil olması hiç değilse vahim. Daha vahim olanı Galatasaray'ın kadrosunu yapanla Milli Takım kadrosunu yapanın aynı kişi olması.
Biliyoruz ki, Alper Potuk, Hakan Çalhanoğlu, Emre Can, Kerim Frei, Erkan Zengin ve Serdar Aziz istenildi olmadı.
"Neden yapılamadı bu transferler?" Soru orada, cevap için düşünmek ve hatırlamak lazım.
Birincisi kulüplerin Galatasaray'ı sömürmeye kalkması, ikincisi bazı futbolcuların Türkiye'de oynamaya sıcak bakmaması. Bahaneler var.
Fenerbahçe Alper'i, Beşiktaş Kerim'i transfer edebiliyorsa Galatasaray nasıl olur da bu transferleri gerçekleştiremez ve bunlardan daha iyisini yapamaz?
Bir de ismi Galatasaray'la geçmeyen ama Milli oyuncular var: Gökhan Türe, Mehmet Ekici, Nuri Şahin, Ömer Toprak, Onur Kıvrak, Aykut Demir, Salih Dursun, Alpaslan Öztürk... Gökhan İnler, Tolgay Arslan ve 4 milyon € karşılığında Spartak Moskova'ya giden Serdar Taşçı gibi Türk vatandaşı olsalar da başka milli takımlarda oynayan ve herkesin malumu olan oyuncular var.
Bu adamlar, Gökhan ve S. Taşçı hariç Fatih Terim'in Milli Takım başında, Galatasaray'da oynayan oyunculara tercih ettiği adamlar. Gökhan'a da herhalde pek itiraz eden olmaz.
Hepsini toplayınca uzun, çok uzun bir liste ediyor. Biti olmadı, diğeri de... Hiç biri olmadı? Artık sorunu diğerlerinde aramayı bırakmak lazım.
Bahane üretmekte başarılıyken çözüm üretmekte başarısızsanız beceriksizlikten daha fazlasına sahipsiniz demektir. Galatasaray'da, sadece beceriksizlik değil konsantrasyon ve arzu eksikliği de var.
Galatasaray, Fatih Terim'in kafasında Milli Takım yelleri eserken yaşanan istek ve konsantrasyon kaybınının maliyetini kurumsallaşma adına yaptıklarının semeresini toplayarak kapatabilmeliydi ama bu da olmadı. Bunda profesyonellerin futbol dışı (pazarlık) konulardaki beceriksizliklerinin de payı yüksek, futbola ilişkin gerekli reflekslere sahip olmayışlarının da.
Sezon başlarken çanlar Galatasaray için çalıyor, Fatih Terim'in bir karar vermeye iteklenmesi gerek. Her seçiş bir vazgeçiştir diye bir laf vardı, maliyeti olmayacak bir seçimin olmadığının, olamayacağının Terim'e hatırlatılması gerek.
Tarihin en büyük fırsatı kaçıyor veya kaçtı.
Fenerbahçe ve Başiktaş'ın da sorunları var, bunlar sayesinde, devre arasına kadar bu kadroyla idare etmek belki mümkün olabilir. Devre arasına bırakmadan çok ciddi ve çok yüksek maliyetli bir çalışma içine girilmesi gerektiği ise şimdiden gözüküyor. Ünal Aysal, her sene şampiyon olacağız diye bir kaide yok demişti ama bu sene kaçırılacak şampiyonluğu kimseye açıklayamazlar, CL'de üst sıralara çıkma hayallerinden bahsederken ligin bu abuk subuk halinde şampiyon olamamak, CL'ye kalamamak büyük yıkım olur. Galatasaray'ın elinde üst düzey bir kulübe dönüşme, Türk futbolunu doğru yola yönlendirme fırsatı duruyor. Bu fırsat Galatasaray'ın eline bir daha ne zaman geçer bilinmez, değerlendirilmesi gerek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder